Eski Japon Yaşamı Hakkında 10 İlginç Bilgi

Bir asırdan uzun süren iç savaşın ardından Japonya, Komutan Tokugawa Ieyasu tarafından 1603’de birleşti.Tokugawa, Tokugawa Şogunluğu’nu ve 1867 ye kadar Japonya’yı yönetecek bir hanedanlığı kurdu.


Bir asırdan uzun süren iç savaşın ardından Japonya, Komutan Tokugawa Ieyasu tarafından 1603’de birleşti.Tokugawa, Tokugawa Şogunluğu’nu ve 1867 ye kadar Japonya’yı yönetecek bir hanedanlığı kurdu.

Japonyanın adını o zamanki başkentindan alan bu dönemi Edo Dönemi olarak biliniyor.Şogunluk,200 yıldan fazla süreyle Japonya kapılarının dış dünyaya kapalı kalmasına neden oldu.Ta ki 1850’de Amerika’nın kapıları zorla açmasına kadar.

Bu dış dünyadan izolasyonuna rağmen Edo Japonyası uzun süren bir istikrar, bolluk ve sanatta altın bir çağ yaşadı.Edo Japonyası’nda hayat renkli ve eğlenceliydi.Bu yeri dünyanın diğer yerlerinden ayıran bir çok değişik özelliği vardı.


  1. Aynı çağdaki diğer toplumlarla kıyaslandığında Edo Japonyası’nda boşanmalar oldukça fazlaydı.Bazı bölgelerde boşanma oranı %40’a kadar çıkıyordu.Aslında bu sayı daha fazla bile olabilir çünkü o zamanda her boşanma yetkililere bildirilmiyordu. Boşanmalar ve birden fazla evlilik yapma özellikle alt sınıflarda çok yaygındı.Erkek,evliliği bitirme hakkı olan tek kişi olsa da bazı durumlarda kadının ailesi de evliliği bitirebiliyordu. Konfüçyus geleneklerine göre bir erkek bir kadını 7 nedenle boşayabilirdi.İtaatsizlik,kısır olmak,utanmazlık,kıskançlık,hastalık,ev ya da aile huzurunu kaçırmak ve hırsızlık alışkanlığı.Fakat çoğu zaman erkekler karılarını hatası bulunmadığı halde boşuyorlardı. Bir erkek boşanmak istediği zaman tek yapması gereken karısına bir boşanma mektubu vermekti.Mikudari-han(üç buçuk satır) olarak bilinen bu dökümanlar oldukça kısa ve popülerdi.Erkek,kadının kişisel eşyalarını ve çeyizini geri verdiği sürece boşanma işlemi hızlı ve kolayca hallediliyordu. 19.Yüzyılın sonuna kadar Japonya’da boşanma oranları yüksek kaldı.Burdan sonra modernleşme ve batılılaşma akımlarıyla Japonya’daki boşanma oranları azaldı.Ne gariptir ki saydığımız bu iki neden genelde artan boşanmaların sebebi olarak gösterilir.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  2. Bir hırsızın elini kesmek ya da katillerin kellesini uçurmak o zamanlarda sıradan olsa da Edo Japonyası adaleti sağlarken suçluları cezalandırırken biraz ileriye gitmişti. Örneğin bir hırsızlığı yetkililere bildirmemek yasadışıydı ve hırsızlıkla eşit derecedeydi.Hırsızlar sürgünle ya da uzuvlarının kesilmesiyle cezalandırılıyordu.Sonraki dönemlerde hırsızların alınlarına dövme yapılması yöntemi de yaygın hale geldi. Diğer suçlular ise bazen çırılçıplak soyundurulup üç güne kadar topluluk içinde oturmaya zorlanıyordu.İdam genellikle sadece en kötü suçlara ayrılmıştı.İdam edilecek bir kişi çarmıha gerilebiliyor ya da asılabiliyordu.Samuraylara ayrıca seppuku(karnını deşerek intihar ritüeli) emredilebiliyoru. Dönemin sosyal hiyerarşisini sıkı ve düzenli tutmak için köylüler bir dizi acımasız cezaya çarptırılabiliyordu.Bir köylü yalnızca okurijo olarak bilinen bir ayrılma sertifikası varsa başka bir köye taşınabiliyordu. Yasalar köylülerin nasıl giyineceğine karışıyordu ve köylülerin soyadını resmi evraklara yazmasını yasaklıyordu.Ayrıca köylülerin bir samuraya en üst saygıyı göstermesi bekleniyordu.Gerekli saygıyı göstermeyen bir köylü olduğu yerde samurayların kirisute-gomen hakkı sayesinde öldürülebiliyordu.Kırsal kesimlerde uygulanan bir diğer garip yöntem de irefuda idi.Eğer bir kundaklamanın ya da hırsızlığın kimin tarafından yapıldığı bulunamazsa köylüler şüphelendikleri kişileri oyluyorlardı. İrefuda’ya göre en çok oyu alan kişi suçluydu ve hapse atılırdı.”Kazananı” korursanız ya da oylamaya katılmazsanız sizin de hapse atılma ihtimaliniz vardı. Daha anonim bir adalet yöntemi rakushogisho idi.Mabetlere bırakılan yazılı bir suçlama türüydü bu.Sıradan köylüler irefudadan nefret ederdi fakat rakushogisho ve diğer kapalı suçlamalar bazen yolsuzluk yapan yetkilileri açığa çıkarmak için kullanılırdı.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  3. Edo Dönemi’nde genelevlerin en sık gelen müşterileri samuraylar ve tüccarlardı.Tüccarlar sosyal sınıf olarak en alta yakın olsalar da oldukça zenginlerdi ve paraları sayesinde nüfuza sahiplerdi. Arada sırada bu erkeklerden bazıları hayat kadınlarına aşık olurlardı sürekli bir kadını ziyaret ederek ya borca girerlerdi ya da kendilerini rezil ederlerdi.Bu dönenim sosyal hiyerarşisi üst ve orta sınıftan insanların aşık oldukları kadınlarla evlenmesine oldukça karşıydı. Çoğu kişi geneleve anlaşmanın borcunu ödeyerek aşık olduğu kadını serbest bırakacak paraya sahip değildi ya da bu riske girmezdi.Hayat kadınları bazen erkeklere olan aşkını kanıtlamak için kendi vücutlarını keserlerdi. Belki o zamanın aşk yeminlerinden ya da homoseksüel erkeklerden etkilenerek hayat kadınları sevdiği erkek için tırnaklarını sökmeye ve parmaklarını kesmeye başladı.Kesik parmağını müşteriye vermek bir hayat kadınının gösterebileceği en büyük bağlılık göstergesiydi. Fakat kendi vücudundan bir parça kesmek Konfüçyus anlayışına göre bir tabuydu.Bu nedenle yüksek dereceli hayat kadınları genellikle tüccarlardan ya da dilencilerden parmak satın alırlardı.Bu parmaklar da genellikle cesetlerden elde edilmekteydi. Bir süre sonra aşk için yapılan bu vahşice yeminler shinju’ya,birbirini seven iki aşığın birlikte intihar etmesine,dönüştü.Belki de doğal afetlerle ya da parasal sıkıntılarla zaten sarsılmış olan erkekler hayat kadını olan sevgilileriyle,genelde jiletle boğazlarını keserek, intihar etmeye başladılar. Shinju olayları her zaman toplumun ilgisini çekiyordu.En çok dikkat çeken olaylar tiyatro sahnelerine taşınmıştı.Japon literatürünün en önemli isimlerinden biri olan Monzaemon Chikamatsu aşk intiharları yazarak (genelde gerçek olaylardan kopyalayarak) kendine bir kariyer yaptı. Sonunda aşk intiharları o kadar büyük bir problem haline geldi ki yetkililer shinju tiyatrolarını yasakladı ve aşk intiharı etmiş kişileri gömmeyi reddeti.Aşk intiharında ölmeyen kişiler de ya sürgüne gönderildi ya da partnerini öldürmekle suçlandı. Alınan bu önlemler aşk intiharlarını tamamen durduramasa da bu yöntem hızla azaldı ve bir daha hiçbir zaman Chikamatsu’nun zamanında olduğu kadar yaygın olmadı.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  4. Nüfusun %1’ini oluşturan Japon hıristiyan azınlığı Çin ve Güney Kore gibi diğer Doğu Asya ülkeleriyle kıyaslandığında küçük kalıyor.Hıristiyan misyonerler 16.yüzyılın ortalarında ülkeye geldiklerinde dinlerinin kolayca yayılacağını düşünüyorlardı Aynı yüzyılın sonlarına doğru işler iyi gidiyordu.Çiftçiler de asiller de Hıristiyanlığa geçiş yapıyordu.300.000 kadar insanın bu dönemde din değiştirdiği düşünülüyor. Hıristiyanlık artarken hükümetin bu yeni dine olan toleransı da azalıyordu.Hıristiyanlığı benimseyen Japonlar işkenceye mağruz kalarak dinden çıkmaya zorlanıyor,bazıları öldürülüyor hatta bazen çarmıha geriliyordu. Bu vahşice tutum şogunluğuun ilk yıllarına kadar devam etti.En sonunda Hıristiyan köylülerin çıkardığı Shimabara İsyanı’ndan sonra Hıristiyanlık tamamen yasaklandı. On binlerce Hıristiyan dinlerini bırakmak yerine gizlice tapınmaya başladı.Sonraki 200 yılda bu Hıristiyanlar uzak adalarda ya da izole bölgelerde yaşadılar.Vaftiz olup,noel kutladılar ve kimsenin anlamadığı Latin dualarını okudular. Bu Kakure Kirishitan (saklı Hıristiyanlar) Edo Dönemi’nin son yıllarına kadar gizli kaldılar.Ta ki batılı misyonerler 30.000 kadar saklı hıristiyanı keşfedip afallayana dek.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  5. Bir çok insan pornografinin yeni bir şey olduğunu düşünür.Fakat gerçekte fotoğrafçılığın icadından çok önce pornografi üretiliyordu.Edo Japonyası’nda shunga(baharzamanı resimleri) ismiyle bilinen tahta bloklara işlenmiş erotik resimler çok popülerdi. Hükümet shungayı sansürlemek ve yaygınlığını azaltmak için elinden geleni yapsa da bu resimler bütün sosyal sınıflardan olan erkekler ve kadınlar tarafından beğeniliyordu.Bu yüzden yasaklar çok nadir gerçeğe uyarlanıyordu. Shunga'lar genelde kitap olarak toplanıyordu ve diğer kitaplardan çok daha fazla satılıyordu.Gizlice üretilse de Hokusai ve Utamaro gibi dönemin ünlü sanatçılarının bile shunga türüyle uğraştığı biliniyor.Bu resimlerin konusu oldukça fazlaydı,normal,grup,gay,egzotik yabancılar ve hentainin temelin oluşturan ahtopot dokungaçı bile resimlerde bulunabiliyordu 1859’da Japonya’nın yabancılarla olan etkileşimi arttı.Yokohama’daki Francis Hall isimli bir Amerikan ziyaretçi iki kez ev sahibinin gururla shunga koleksiyonunu göstermesi karşısında şaşkınlığa uğramıştı. Günlüğünde Hall,”Bu kitaplar bolca ve utanılmadan sergileniyor” diye not düşmüştü.Shunga’nın popülerliği Japonya’nın modernliğe ve batılılaşmaya gitmesiyle azaldı.Fakat son zamanlarda bunlara olan ilginin tekrar arttığı görülüyor.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  6. Edo periyodu sanat,kültür ve ticaret için fevkalade bir dönem olsa da normal halk için berbat bir dönemdi.Dönemin sosyal hiyerarşisi sonuna kadar destekleniyordu ve çoğu kişi doğduğu sınıfta kalıyordu. Samuraylar en yüksek sınıftı,ardından çiftçiler,sanatçılar ve tüccarlar geliyordu.Toplumun büyük bölümünü oluşturan çiftçiler vergi alınan tek kesimdi. Şartlar zamanla biraz iyileşmiş olsa da çiftçiler genelde son derece kötü koşullarda yaşıyordu.Fakirlik o kadar yüksekti ki bazı bölgelerde aileler kendi çocukların öldürmek zorundaydı.Şehirlerin fakir kesimleri de bundan iyi sayılmazdı. Tokyo Ulusal Doğa ve Bilim Müzesi’nin araştırmasına göre Edo döneminde ortalama bir erkeğin boyu 155 santimetre ve ortalama bir kadının boyu 145 santimetreydi. O zamanda yaşamış 10.000 kişinin kalıntılarıyla yapılan incelemede çoğu kişinin normalden kısa ve kötü beslenmekte olduğu bulunmuş.Bazı kalıntılarda ise frengi izine rastlanmış. Bir çok kadın kullandıkları makyajdan dolayı kurşun zehirlenmesi yaşamış.Kalıntıların bir çoğu genç kişilere ait.Bu da ölüm oranının bu yaş grubunda yüksek olduğunu gösteriyor
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  7. 1633’ten başlayarak Shogun Tokugawa Iemitsu izolasyoncu dış politika olarak bilinen politikanın temellerini attı.Bu politika 200 yıl boyunca ayakta kaldı.1635 yılında yayımlanan bildiride Tokugawa herhangi bir Japon gemisinin yabancı bir ülkeye gitmesi yasadışıydı. Aslına bakarsak tüm Japonların Japonya’yı terk etmesi yasaktı ve ölümle cezalandırılıyodu.Gizlice ülkeyi terk etmeye çalışmak ya da ülkeden ayrıldıktan sonra geri gelmek de ölüm sebebiydi. Bu yasalar gereksiz derecede sert görünüyor fakat hükümet, Hristiyan akımının ve Avrupalı tüccarların ülkeye olan etkisini azaltmak istiyordu.1639’da bir başka bildiri yayımlanarak Portekizlilerin ülkeye girmesi yasaklandı Ülkeye girmeye çalışan her Portekiz gemisi yok edilecek ve yolcularının kafası kesilecekti.Tabi bu en son çareydi ve Portekiz gemilerine karşı şiddet aslında oldukça nadir görülen bir şeydi. İnanılmaz bir şekilde bu izolasyoncu yasalar altında yabancı ticaret Edo döneminde oldukça arttı.Yabancıların ülkeye girmesi yasak olsa da hala Çinlilerle,Korelilerle ve Hollandalılarla ticaret sıkı kurallar çerçevesinde devam ediyordu. Özellikle Hollanda bu ticaretten çok karlı çıktı.1850’lerde Komutan Matthew Perry’nin Japonya sınırlarını açmaya zorlamasından önce Japonya ile ticaret yapma hakkına sahip olan tek batılı ülke Hollandaydı.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  8. Haiku,17 kelimeden oluşan ve uluslar arası tanınırlığı olan şiir türü,köklerini haikai isimli bir oyundan alır.Haikunun aksine haikai ciddi bir sanattan çok bir eğlence türü olarak görülmekteydi. Haikai’nin açılış bölümü hokku denilen başlangıç sözüydü.Haiku sonrasında hokkudan türedi.Matsuo Basho gibi Edo dönemi şairleri haikaiyi saygıdeğer bir sanat haline getirmek istese de çoğu kişi haikiyi bir oyun olarak görmeye devam etti. Haikai aristokrat kesimden ve profesyonel şairlerin sınıfından çıkınca çiftçiler ve alt sınıflar tarfından oynanmaya başladı.En sonunda oyun o kadar popüler hale geldi ki mae-zuke isimli bir kumar oyununa dönüştü. Mae-zuke yarışmalarına fakir kesimlerde yüzlerce hatta bazen binlerce kişi katılırdı.17. yüzyılın sonralında Kyoto’da düzenlenen bir oyuna 10.000 kişiden fazla katılım olduğu kaydedildi. Eğitimli şairler ve asiller istemese de neredeyse herkes kendi şiirini yazıp kumara katılıyordu.Tsuboi Gohei,bir şair ve köy yaşlısı,günlüğünde “haikai öyle bir botuna ulaştı ki ülkedeki herkes; kadınlar,çocuklar ve hatta dağ haydutları bile oynuyordu” diye not düştü. Matsou Basho da bu yarışmaları önemli bulmuyordu.Katılımcıları “şair dünyasının şaşırmış kişileri” olarak nitelendiriyordu ve öğrencilerinin bu yarışmalarda jüri olmasını istemiyordu. En sonunda oyunlar zorlu durduruldu.Katılımcılar cezalandırıldı ve hatta sürüldü çünkü kumar yasadışıydı.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  9. Çiftlik hayvanlarının azlığından dolayı Edo Japonyası’nda gübre azlığı vardı.Bu yüzden çiftçiler “gece toprağı” adını verdikleri,kendilerinin ya da profesyonellerin gece topladıkları insan dışkısını satarlardı. Bir çok girişimci çiftçi ve toprak sahibi yol kenarlarına tuvaletler kurdu.Dışkı kadar değerli olmasa da idrar da toplanıyordu. Gece toprağını toplamak,satmak ve almak ciddi bir işti.Gece toprağını çalarsanız hapsi boylayabilirdiniz.Endüstriyi kontrol etmek ve fiyatları sabit tutmak için esnaf dernekleri ve birlikler kuruldu.Bir bölgedeki dışkı toplama hakkı konusundaki kavgalar oldukça yaygındı.Özellikle bazı insanların endüstriyi tekeline aldığını düşünürsek. 1772’deki bir vakada Watanabe Köyü’nün toplayıcılarına özel olarak Osaka’daki idrarı toplayabilme hakkı verilmişti.Diğer toplayıcılar buna o kadar sinirlendi ki Watanabe’nin toplama hakkına karşı çıktılar.Hatta konteynılara sabotaj bile düzenlediler. İlginç bir şekilde gece toprağı işi Edo Japonyası’nı zamanının en temiz yerlerinden biri yaptı.İnsanların pisliklerini camdan attığı Avrupa şehirlerinden farklı olarak Edo şehirleri genellikle çok temizdi hijyene bağlı sağlık sorunları yaşamazdı.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *


  10. Şu anda Japonya’da hayat kadınlığı teknik olarak yasak olsa da 1956’dan önce yüzyıllar boyu hayat kadınlığı yasaldı.Edo Dönemi’nin ilk yıllarında Japon Hükümeti, genelevleri ve hayat kadınlarını büyük şehirlerin belirli yerlerindeki “zevk bölgeleri” olarak adlandırılan bölgelere hapsetti. Düzenin ve güvenliğin sağlanması için bir çok kural vardı.Zevk bölgeleri uzun duvarlarla çevrelenmişti ve giriş çıkışın yapılabildiği tek yer bir hendekle ayrılmış kapıydı. Her müşterinin uyması gereken,nasıl hareket edeceğini ve giyineceğini belirleyen, bir dizi kural vardı.Sıradan kadınların bu zevk bölgelerine girmesi yasaktı ve bir hayat kadınının bu bölgeleri terk etmesi neredeyse imkansızdı. Çağdaş bir gözle baktığımızda görüyoruz ki Edo Dönemi’nde hayat kadınlığı seks köleliği demekti.Fakir aileler borçlarını ödemek ya da ek bir gelir kaynağına sahip olmak için genç kızlarını genelevlere satmak zorunda kalıyordu. Genelevler kadınları ya da ailelerini,hayat kadınlarının bir daha asla orayı terk etmeyeceğini garanti altına alan anlaşmalar imzalamaya zorluyordu.Bu kızların bir çoğu daha çocukken satılıyordu fakat ergenliğe girene kadar çalışmaları beklenmiyordu. Alt sınıf hayat kadınları için çalışma koşulları genelde acımasızdı.Sağlık klinikleri olmasına rağmen zührevi hastalıkla oldukça yaygın ve öldürücüydü.Ortalama bir hayat kadını ya intihardan ya da kürtaj operasyonlarındaki komplikasyonlardan dolayı ölüyordu.
    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

Bu Makalemizde İlginizi Çekebilir

Kaydet

Kaydet

What's Your Reaction?

Ağladım Ağladım
0
Ağladım
Şirin Şirin
1
Şirin
Berbat Berbat
6
Berbat
Beğenmedim Beğenmedim
9
Beğenmedim
Beğendim Beğendim
12
Beğendim
Güldüm Güldüm
2
Güldüm
Güzel Güzel
10
Güzel
Başarılı Başarılı
7
Başarılı
Hayret Hayret
10
Hayret

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eski Japon Yaşamı Hakkında 10 İlginç Bilgi

Giriş Yap

Become a part of our community!

reset password

Back to
Giriş Yap
Bir Format Seçin...!
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Anket
Voting to make decisions or determine opinions
Hikaye
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Open List
Ranked List
Ranked List
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF

Send this to friend